Her yayın bir soruyla başlar. PerspektifTürk’ün başlangıcındaki soru şuydu: Aynı meseleye başka bir yerden bakmak, gördüğümüzü ve anladığımızı değiştirir mi?
Hayatım boyunca farklı sektörlerde, farklı görevlerde ve birbirinden farklı insanlarla çalışma fırsatı buldum. Yöneticilik yaptım, ekipler kurdum, eğitimler verdim; bugün ise sigorta sektöründe güven, risk ve insan hayatının kesiştiği bir alanda çalışıyorum. Bütün bu deneyimler bana tek bir gerçeği tekrar tekrar gösterdi: Bir konuyu yalnızca kendi bulunduğumuz yerden değerlendirdiğimizde, gerçeğin önemli bir bölümünü kaçırabiliyoruz.
Bakış açımız değiştiğinde yalnızca gördüğümüz manzara değil, verdiğimiz hüküm de değişir.
Neden PerspektifTürk?
PerspektifTürk, tek bir mesleğin, çevrenin veya düşüncenin dergisi olmak için kurulmadı. Bir mimarın şehre bakışıyla bir çocuğun aynı şehirdeki deneyimi; bir hukukçunun kurallara yaklaşımıyla bir sigortacının güvence anlayışı; bir psikoloğun insanı okuma biçimiyle bir edebiyatçının kelimeleri aynı masada buluşabilsin istedik.
Çünkü hayat başlıklara ayrılmış olsa da gerçekte hiçbir konu tek başına yaşamıyor. Ekonomi aileyi, şehir insanı, hukuk gündelik kararlarımızı, teknoloji ilişkilerimizi etkiliyor. Bir alandaki değişim, fark etsek de etmesek de diğerlerine dokunuyor.
Aynı düşünmek zorunda değiliz
Bu derginin adındaki “perspektif” kelimesi bizim için yalnızca farklı konular anlamına gelmiyor. Birbirine benzemeyen, hatta zaman zaman birbiriyle çelişen düşüncelere de alan açmak anlamına geliyor. Burada önemli olan herkesin aynı sonuca ulaşması değil; görüşünü gerekçesiyle, saygıyla ve anlaşılır bir dille ortaya koyabilmesi.
Karşı olduğumuz bir fikri okumak, ona katılmak değildir. Bazen yalnızca o fikrin hangi deneyimden doğduğunu anlamaktır. Sağlıklı bir toplumun, kendisine benzeyen sesleri çoğaltmaktan önce birbirini dinleyebilen insanlara ihtiyacı olduğuna inanıyorum.
Uzmanlık ile hayat arasında
PerspektifTürk’te bilgi kıymetli; fakat anlaşılır olmak da en az bilgi kadar önemli. Uzmanların yalnızca kendi meslektaşlarına seslendiği kapalı bir alan değil, birikimin gündelik hayatla buluştuğu açık bir yayın kurmak istiyoruz. Okur bir yazıyı bitirdiğinde yalnızca yeni bir bilgi edinmemeli; daha önce görmediği bir ayrıntıyı fark etmeli veya kendisine yeni bir soru sormalı.
Bu nedenle kapımız unvanı olanlara olduğu kadar gözlemi, deneyimi ve söyleyecek sözü olanlara da açık. Kalemine güvenen, düşüncesini özenle ifade eden ve başka seslere saygı duyan herkes bu masanın doğal bir parçası olabilir.
İlk sayının heyecanıyla
Bugün ilk sayımızı yayımlarken kusursuz olduğumuzu değil, samimi bir başlangıç yaptığımızı söylüyoruz. Bu dergi okurlarıyla, yazarlarıyla ve zaman içinde çoğalacak fikirleriyle gelişecek. Her sayıda daha çok soru soracak, farklı alanlara uzanacak ve mümkün olduğunca hayatın kendisine yakın duracağız.
Bu yolculuğa okur olarak, yazar olarak ya da yalnızca bir fikri paylaşarak katılan herkese şimdiden teşekkür ederim.
Aynı düşünmek zorunda değiliz; yeter ki birbirimizi anlamaya, soru sormaya ve başka bir yerden bakmaya devam edelim. PerspektifTürk’e hoş geldiniz.
Ömer Faruk Ay
Kurucu ve Yayın Sahibi
